No open-access location is known for this record yet.
No open-access location is known for this record yet.
Mart 2020'de Dünya Sağlık Örgütü’nün 2019 koronavirüs hastalığını (COVID-19) bir pandemi olarak ilan ettikten sonra, COVID-19 virüsünün yayılmasına engel olmak için ülkemizde ve dünya çapında ciddi önlemler alınmıştır. Bu önlemlerden biri de 65 yaş ve üstü bireylere getirilen sokağa çıkma yasağıdır. 65 yaş ve üstü bireylere getirilen sokağa çıkma yasağı koruyucu olmayı amaçlasa da, COVID-19 vaka ve ölüm oranlarının yüksek bir yüzdesinin 65 yaş ve üstü bireylerden oluşması, bu hastalığın bir “yaşlı hastalığı” olarak algılanmasına ve COVID-19’un etkilediği en dezavantajlı grup olmasına dayanak oluşturmuştur. COVID-19 öncesi dönemde de yaşa dayalı ayrımcılıklarla karşı karşıya olan yaşlı bireyler, pandemi sürecinde gerek politik tartışma ve düzenlemelerde gerekse haber söylemlerinde yapılan yaş vurgusu nedeniyle, sadece günlük hayatta değil, çeşitli medya ortamlarında da şiddetli ayrımcı tutumlara maruz kalmıştır. Pandemi sürecinde yaşlılara yönelik ayrımcılığın yansıdığı medya ortamlarından biri de sosyal ağlardır. Sosyal ağlar üzerinden Covid-19 nedeniyle yaşlı yetişkinlerin durumuyla ilgili gerçek endişelerin yanında, yaşlılar hakkında olumsuz içeriklere de rastlanmaktadır (Jimenez vd., 2020: 1662). Buna göre söz konusu çalışma, COVID-19 nedeniyle sosyal medyada yaşçılıkla ilgili içeriklerin Twitterdaki yansımalarını incelemektedir. Çalışma kapsamında 21 Mart ve 12 Mayıs 2020 tarihleri arasında Twitter üzerinden atılan toplam 221 tweet içerik analiz yöntemi ile değerlendirilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre, COVID-19 nedeniyle yaşlılara yönelik rahatsız edici içerikler, korku ve panik içinde olan ve bu nedenle yaşlılara yardım edilmesi gerektiğini belirten tweetlere göre oransal olarak daha fazladır. Ayrıca atılan tweetlerde COVID-19’un çoğunlukla yaşlıları etkilemesinden dolayı önemsizleştirildiği şeklindeki paylaşımlara da rastlanılmıştır. Dolayısıyla, salgın boyunca Twitter’da yaşlı insanlarla ilgili kaygı ve ilginin azaldığı ve yaşçılık söylemlerin arttığı sonucuna ulaşılmıştır. Acil sonuçlar sadece yaşlı yetişkinlere yönelik dışlanma söylemlerini teşvik etmekle kalmamakta, 65 yaş üstünün “tedbirli” olmasından çok tehlikeli oldukları ve toplumun yaşlı yetişkinlere ihtiyaç duymadığı şeklinde bir algı oluşturmaktadır. Sonuç olarak yaşlılara yönelik ayrımcı ve dışlayıcı tutumların, gündelik hayatın bir uzantısı sayılan ve kriz anında bile bağlantıda kalmamızı sağlayan soyal medya platformlarından biri olan Twitter’da şiddetlenmeye başlaması, pandemi sürecinde yaşlıların günlük yaşam biçimlerini karmaşıklaştırmasının ötesinde, kuşaklar arası gerilimin yoğunlaşmasına da neden olabileceği düşünülmektedir.
Loading…
Stored only when both papers are in the corpus — 7 citations exist upstream.
Papers that cite the same references — the relational fallback while embeddings are still backfilling.
Imported from OpenAlex (CC0) — nothing here is generated.